Gecenin sîneme vurduğu o cân-sûz vurgundur Leylâ,
Ateşten gömlek giymiş bu ten, bî-çâre yorgundur Leylâ.
Yüreği yasla bürünmüş, yürür efsûnlu semâya,
Nâzenin kolları bağrında, uykusuz gûndur Leylâ.

Viran olmuş bir şehrin kördüğüm ufkunda garip,
Aklı darmadağın, virâne, âvâre mecnûndur Leylâ.
Güvercin kanadına damlayan kanlı yaş ile,
Gaybın perdesini yırtan o gizli sûrdur Leylâ.

Vuslat ağlar ellerimde, gel cânıma cânan ol ki,
Yüzüm gözüm melâl olmuş, bu halim pür-hûndur Leylâ.
Dudakta donup kalmış o mu’ciz duanın ahı,
Kuşların yuva kurduğu o sîne-i mahzûndur Leylâ.

F.Bahar İPEK




